Son zamanlarda piyasaya bir melankoli havası hakim; yarılanmanın (halving) gerçekleşmesinin ardından herkes biraz "keyifsiz" görünüyor. Bu durum özellikle yatırımcı kesiminde belirgin ve kripto para piyasasına olan ilgi ile tartışmaların azalması şeklinde kendini gösteriyor.
Bu durumun nedeni büyük ihtimalle yarılanma beklentilerimizin yanlış yönlendirilmiş olması. Birçok kişi, yarılanma gerçekleşir gerçekleşmez fiyat hareketlerinin başlamasını bekliyor; çünkü bu olay uzun süredir büyük bir gürültüyle duyuruluyordu. Üstelik birçok yatırımcının hâlâ piyasada kalmasının temel sebebi de yarılanma sonrası yaşanacak yükselişe dair umudu. Ancak beklenen bu yükseliş gerçekleşmeyince, doğal olarak hayal kırıklığı kaplıyor ortalığı.
Mevcut hayal kırıklığının yanı sıra, geleceğe dair bir belirsizlik de söz konusu. Yarılanmadan önce en azından bu olaya dair bir beklenti vardı; hem topluluk hem de medya sürekli yarılanmayı konuşuyordu. Şimdi ise bu olay gerçekleşti ve beklenen etkiyi yaratmadı. İnsanların şu an ne hakkında konuşacağını bilememesi şaşırtıcı değil. Zira şu anda, bir sonraki tartışma konusu olabilecek önemli bir gelişme henüz ortada yok.
Bir adım geri çekilip düşünelim: Yarılanmadan sonra gelebilecek herhangi bir olumlu gelişme, bu kadar büyük bir olayın gölgesinde kalabilir mi? Bu soruya olumlu yanıt veren çok sayıda kişi var.
Yukarıdaki düşüncelere sahip olanları anlamak mümkün; zira gerçekten de fiyatlar şu an için çok fazla yükselmedi ve önümüzdeki dönemde tartışmaya değer başka bir konu da henüz belirmiş değil. Ancak duruma tamamen rasyonel bir bakış açısıyla yaklaşmalı, mevcut durumu ve gelecekte gerçekleşmesi muhtemel olguları değerlendirmeliyiz. Yüzeydeki gelişmeler bizi gerçeklerden uzaklaştırmamalı.
İlk olarak, yarılanma sonrası fiyatların yükselmesi konusuna gelelim. Bence şimdiden aceleyle bir sonuç çıkarmaya gerek yok. Zaten yarılanmadan önce, "yarılanma öncesi yükseliş, sonrası düşüş" senaryosunun oldukça normal olduğunu vurgulamıştık. Üstelik şu an fiyatlar düşmemiş, hatta bir miktar yükseliş bile yaşanmış durumda; bu da oldukça iyimser bir tablo.
Ayrıca yarılanmadan önce şunu da belirtmiştik: Geçmiş yarılanma kayıtlarına göre, önemli fiyat hareketleri genellikle yarılanmanın gerçekleştiği anda değil, aylar sonra ortaya çıkıyor. Dolayısıyla birkaç ay sonrasına ya da 2021 yılına dair hâlâ umutlu olmalıyız.
İkinci olarak, şu anda ikinci yarıya dair net bir gündem yokmuş gibi görünse de, bu yeni fırsatların çıkmayacağı anlamına gelmez. Örneğin 2017'deki ICO'lar ya da geçen yılın başındaki IEO'lar gibi, bu gelişmelerin piyasayı bu denli etkileyeceği önceden bilinmiyordu. Özellikle Ethereum'un ICO'ları, 2017'deki boğa piyasasının ana itici gücü haline gelmişti.
Bugün itibarıyla Ethereum yine benzer bir heyecan potansiyeli taşıyor. Bunun yanında bu yıl hızla yayılan çevrimiçi projeler ve bugün öğleden sonra planlandığı gibi başlatılacak olan Filecoin'in ikinci aşaması da geniş bir kesimin ilgisini çekiyor. Dolayısıyla kripto para ekosisteminde tartışacak konuların tükeneceğini düşünmemek lazım.
Son olarak, yalnızca çevremizdeki havaya odaklanmamalıyız. Moralimizin bozuk olduğu zamanlarda bağımsız düşünme yeteneğimizi kaybetmemiz çok kolaydır; çoğunlukla etrafımızdaki atmosferin etkisi altında kalırız. Ancak unutmamak gerekir ki, çoğunluğun fiyat hareketleri hakkındaki düşüncesi, gerçek fiyat hareketlerinin nasıl olacağını göstermez. Kripto para piyasası, çoğunlukla azınlığın kazanıp çoğunluğun kaybettiği bir piyasadır. Eğer çoğunluğun düşündüğü doğru olsaydı, kazananlar da çoğunluk olurdu; ancak tarih bunun tam tersini gösteriyor.
Cointelegraph'ın 14 Mayıs tarihli haberine göre, Bitcoin'in üçüncü yarılanmasının ardından yatırımcılar, borsalardan kişisel cüzdanlarına toplam 23.540 BTC aktarmış; bu, yaklaşık 200 milyon ABD Doları değerinde bir hareket ve Bitcoin'e olan güvenin arttığını işaret ediyor. Peki, gerçek verilerdeki değişim mi yoksa çevremizdekilerin keyfi yorumları mı daha güvenilir? Bu konuda herkesin kendi yargısı var.
Sonuç olarak, durum o kadar da kötü değil. Eğer şu anda piyasadan umudunuzu kesmiş veya ilginizi kaybetmişseniz, piyasa tekrar hareketlendiğinde diğerlerine kıyasla bir adım geride kalabilirsiniz. Şu an için "Tamam, artık takip etmeyelim" diyebiliriz ama gerçek bir yükseliş başladığında yine de piyasaya dönüp katılmak zorunda kalacağız. O halde neden şimdiden takipte kalmayalım?
Mevcut fiyat hareketlerine dönecek olursak, beklenmedik bir şekilde düzeltmeden sonra fiyatlar doğrudan yükselişe geçti; hatta düzeltme seviyesinde birikim yapmadan, günlük grafikte oldukça tipik bir 'V' formasyonu çizdi.
Günlük grafik oldukça iyimser görünüyor; düzeltmeden sonra orijinal yükseliş trendine geri dönmüş durumda. Günlük zaman dilimindeki tek endişe verici nokta, hâlâ önceki tepe seviyesi. Zira 'V' formasyonu geçici olarak yükselişi destekleyebilse de, aslında yeni bir tepe seviyesinin altında çift tepe (double top) oluşumuna dikkat etmemiz gerekiyor. Bu nedenle pozisyon almak isteyenler için düzeltme sırasında giriş yapılabilir (gerçekten de erken uyarılar yapılmıştı), ancak mutlaka hafif pozisyonlarla işlem yapılmalı.
Saatlik grafikte ritim oldukça net: genellikle "yükseliş – düzeltme – yükseliş" şeklinde ilerliyor; ayrıca her yükseliş, kritik bir seviyeyi geçtikten sonra düzeltmeye geçiyor. Şekil olarak bakıldığında, bu oldukça klasik bir yükseliş formasyonu.
Dikkat edilmesi gereken nokta düzeltme derinliği: saatlik grafikteki önceki yükseliş dönemlerinde görüldüğü üzere, yalnızca 5/10 günlük hareketli ortalamaları takip eden yükselişlerin sürekliliği sınırlı; düzeltme genellikle 30 günlük hareketli ortalamaya kadar iniyor ve yön buradan sonra belirleniyor.
Gerçekten de şu an fiyat yaklaşık 9.500 dolarda seyrediyor. Eğer 9.500 dolar seviyesinin sağlam bir şekilde tutulduğu onaylanırsa, bir sonraki hedef 10.000 dolar olacak; çünkü önceki yükseliş sırasında 9.500–10.000 dolar aralığında kayda değer bir direnç seviyesi bulunmuyor. Dolayısıyla bu seviyenin sağlam bir şekilde tutulması durumunda, yukarı yönlü hareket için karşılaşılacak direnç çok daha az olacak. Tabii bu, çift tepe oluşmadığı varsayımıyla geçerli; çift tepe yalnızca dikkat edilmesi gereken bir risk, fiyatın ana yönünü belirlemiyor. Asıl odak noktası, trendi takip etmek.
