Merkez Bankası Dijital Para (CBDC) sisteminin fayda ve maliyetleri, nihayetinde sistemin nasıl tasarlandığına bağlıdır. Ülkeler CBDC tasarlarken, ticari bankaların dışlanmaması, gizliliğin korunması, teşvik mekanizmaları ve finansal risklerin azaltılması gibi birçok faktörü göz önünde bulundurmak zorundadır. Dijital Renminbi'nin "çift katmanlı dağıtım" ve "faiz ödemeyen ödeme aracı" gibi tasarım özellikleri önemli bir referans noktası oluşturabilir. Bu nedenle, Dijital Renminbi'nin gelecekte daha kapsamlı, güvenli ve düzenli bir yönde gelişeceği öngörülmektedir.
CBDC'nin tasarım ve ihraç sürecinde veri yönetimi kritik bir öneme sahiptir. Ayrıca, farklı dijital cüzdan geliştiricilerinin verilerinin yeni "veri adacıklarına" dönüşmesi engellenmelidir. Tüm CBDC ödeme verilerinin Merkez Bankası koordinasyonunda entegre edilmesi ve sahiplenilmesi, veri güvenliği ve gizlilik koruması açısından oldukça etkili bir yaklaşımdır. Bununla birlikte, verinin üretken gücünden faydalanma konusu da dikkatle ele alınmalıdır. Uluslararası veri yönetimi bağlamında ise, çok uluslu iş birliği platformlarının kurulması değerlendirilmesi gereken bir seçenek olabilir.
Bitcoin gibi kripto paralar, kesin anlamda bir dijital para birimi olmaktan ziyade birer dijital varlık olarak kabul edilir. Çin, şu anda kripto para işlemlerini yasaklamış durumda. Bu yasak, kısa vadede kara para aklamayla mücadele (AML) ve sermaye hesabı yönetimi gibi politika hedeflerine ulaşmak açısından faydalıdır. Ancak, kripto para ekosisteminden doğan tokenizasyon, dağıtık defter (distributed ledger) ve blokzinciri (blockchain) gibi yeni dijital teknolojiler, resmi finans sistemi için önemli uygulama değerine sahiptir. Kripto para işlemlerine uzun vadeli bir yasak getirilmesi halinde, bu önemli dijital teknolojilerin gelişiminden geri kalınabilir. Ayrıca, bu tür bir yasağın uzun süre etkili kalıp kalamayacağı da ayrı bir sorudur.
— Huang Yiping, CF40 Akademik Komitesi Başkanı ve Pekin Üniversitesi Dijital Finans Araştırma Merkezi Müdürü
* Bu metin, yazarın 11 Aralık 2022'de düzenlenen Dördüncü Wai Tan Finans Zirvesi kapsamındaki "Finans Teknolojisi: Dijital Teknolojilerin Üretken Gücü" oturumunda gerçekleştirilen "Merkez Bankası Dijital Parası: Eğilimler ve Gelecek Perspektifi" panelindeki konuşmasının metnidir. Metin, Çin Finans Kırk Üyeleri (CF40) Sekreterliği tarafından çevrilmiş ve düzenlenmiştir; alt başlıklar editörler tarafından eklenmiştir.

Merkez Bankası Dijital Para Birimleri (CBDC): Tasarım, Eğilimler ve Düzenleme
Merkez bankası dijital para birimlerinin (CBDC) tasarımı, birden fazla boyutu dikkate almalıdır.
Çin Halk Bankası, 2014'ten bu yana Dijital Yuan'ı (e-CNY) geliştiriyor ve uzun süredir pilot uygulamalarını sürdürüyor. "Dijital Yuan Beyaz Kitabı"na göre, Çin'in Dijital Yuan'ı benimsemesinin üç temel nedeni bulunuyor: İlk olarak, nakit paranın tamamlayıcısı olarak dijital bir para birimi sunarak para türlerini çeşitlendirmek. İkincisi, finansal sistemin kapsayıcılığını ve güvenliğini artırmak, ödeme verimliliğini ve ödeme hizmetlerinin adil dağılımını iyileştirmek. Üçüncüsü ise, gelecekte belirli bir biçimde sınır ötesi ödemeleri desteklemek.
Resmi olmayan çevrelerde ise başka görüşler de dile getiriliyor. Bunlardan ilki, Dijital Yuan'ın mevcut mobil ödeme hizmetlerinin yerini almak için geliştirildiği yönünde. İkinci görüş, ödeme verilerini merkez bankasının kontrolünde toplamayı hedeflediği. Üçüncü ve yaygın bir iddia ise, Dijital Yuan'ın yuanın uluslararasılaşmasını hızlandırmak ve dolayısıyla ABD Doları'nın (USD) yerini almak amacıyla tasarlandığı. Ancak bu iddialar resmi makamlar tarafından doğrulanmış değil.
Merkez bankası dijital para birimleri (CBDC), son dönemde ortaya çıkan önemli finansal eğilimlerden biri. Bir CBDC'nin getirileri ve maliyetleri, nihayetinde dijital para sisteminin nasıl tasarlandığına bağlı.
Dijital Yuan'ın tasarımı net: Bireysel kullanıcılar için oluşturulmuş, iki katmanlı bir dağıtım mekanizmasına sahip ve banka hesaplarından bağımsız bir merkez bankası dijital para birimi (CBDC). Bu tasarım, kullanıcıların küçük tutarlı ödemelerde faiz ödemeden doğrudan token kullanmasına imkan tanıyor. Bana göre, Dijital Yuan'ın temel tasarım motivasyonu ödeme işlevi. Bu nedenle resmi açıklamalarda, Dijital Yuan'ın M1 veya M2'nin değil, esas olarak M0'ın (nakit para) bir dijital temsili olduğu sıklıkla vurgulanıyor. CBDC'nin "iki katmanlı dağıtım + faizsiz ödeme" tasarımı oldukça kritik; zira bu yapı, bankalar gibi finansal aracıların olası zararını en aza indirmeyi hedefliyor ve bu durum tüm merkez bankaları için büyük önem taşıyor.
Merkez bankası dijital paralarının (CBDC) tasarlanma sürecinde, gizlilik koruması gibi bazı dengelerin gözetilmesi gerekiyor. Gizlilik yeterince sağlanamazsa, halkın CBDC'yi benimseme isteği azalabilir. Geçmişte, bazı küçük esnafın, devletin çevrimiçi ödemeleri vergilendireceğini duyunca mobil ödeme araçlarını kabul etmeyi reddettiği örnekler yaşandı. Dijital işlemlerin ulusal vergi sistemine entegre edilmesi elbette gerekli. Ancak bu örnek, olumlu veya olumsuz teşvik mekanizmalarının insan davranışlarını nasıl şekillendirebileceğini açıkça gösteriyor. Bir kesim, CBDC'lerin finansal verimliliği artıracağını ve para dolaşım hızını yükselteceğini savunurken, diğerleri bankacılık sektöründen soyutlanmaya yol açarak finansman maliyetlerini artırabileceğini ve ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceğini öne sürüyor. Sonuç, CBDC'nin nasıl tasarlandığına bağlı olacak. Finansal istikrar açısından da durum benzer. CBDC'ler yeni tür finansal riskleri tetikleyecek mi? Yoksa merkez bankalarının bu riskleri daha iyi izleyip yönetmesine yardımcı mı olacak? Bu soruların yanıtları da doğrudan CBDC tasarımıyla ilgili.
Dijital Renminbi'nin Geleceğine Dair Beklentiler
Dijital Renminbi'nin gelecekteki gelişimi hakkında çeşitli öngörüler mevcut. İlk olarak, şu an yalnızca bireysel kullanıcılara sunulan dijital Renminbi'nin, gelecekte kurumsal kullanıcılar arasında da yaygınlaşması mümkün. İkincisi, günümüzde kullanımı Çin içiyle sınırlı olsa da, Çin Merkez Bankası'nın (PBOC) Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) liderliğindeki çok taraflı merkez bankası dijital para köprüsü (mBridge) projesine katılımı, sınır ötesi ödemelerin dijital Renminbi'nin önemli bir işlevi haline gelebileceğini gösteriyor. Üçüncüsü, PBOC şu an için dijital Renminbi'ye faiz ödemiyor, ancak gelecekte bu konunun değerlendirilmesi mümkün. Dördüncüsü, özel sektör kuruluşlarının dijital Renminbi destekli stabilcoin'ler çıkarıp çıkaramayacağı oldukça hassas bir konu. Ancak bu fikir en azından tartışmaya değer ve avantajları ile dezavantajları dikkatle ele alınmalı.
Dijital Renminbi yıllardır pilot aşamada olsa da henüz yaygın kabul görmedi. Çin Merkez Bankası Dijital Renminbi Enstitüsü Başkanı Mu Changchun'a göre, atılması gereken üç temel adım var: İlk olarak, ülke çapında kapsamlı kullanım senaryoları oluşturarak daha geniş bir ekosistem geliştirmek. İkincisi, finansal istikrar ve güvenliği sağlamak için sistemin daha da optimize edilmesi. Üçüncüsü ise, dijital Renminbi'nin kullanımını düzenleyecek daha kapsamlı bir yasal ve politika çerçevesinin oluşturulması.
Veri Güvenliği ile Verimlilik Dengesinin Önemi
Çin'in mevcut mobil ödeme yapısına baktığımızda, WeChat Pay ve Alipay olmak üzere iki ana platform öne çıkıyor. Her iki sistemin altyapısı da nispeten bağımsız; örneğin bir Alipay hesabı, yalnızca başka bir Alipay hesabına para transferi yapabiliyor. Dolayısıyla Alipay ve WeChat sistemleri, kapsamlı veri setlerine sahip olsalar da bu veriler birbirinden ayrı duruyor. Platformlar, bu veri temelini kullanarak birçok yeni iş modeli ve ürün geliştirdi. Günümüzde oldukça olgunlaşan büyük veri tabanlı kredi risk değerlendirmesi de, öncelikle kendi ekosistemlerindeki verileri kullanarak "kredi geçmişi olmayan" bireylere analiz yapıp kredi sağlamayı hedefliyor. Tabii ki, verilerin özel şirketlerin elinde toplanmasının, kullanıcı haklarının korunması açısından endişe yaratabileceği de bir gerçek.
Bu nedenle, merkez bankasının dijital yuanı geliştirme motivasyonlarından birinin ödeme verilerini merkezileştirmek olduğu düşünülüyor. Dijital yuan sisteminde, yetkilendirilmiş dokuz kuruluş kendi dijital cüzdanlarını geliştirir ve bu cüzdanlar birbirleriyle ödeme yapabilir; örneğin bir alıcı, ICBC cüzdanından satıcının Alipay cüzdanına transfer gerçekleştirebilir. Bu süreç, şu anki bir WeChat Ödemesi'nden diğerine yapılan transferlerden farklıdır. Zira mevcut durumda ICBC işlemin yalnızca bir yarısını, Ant Group ise diğer yarısını görebilir. Bu da verilerin parçalanmasına yol açar. Oysa dijital yuanda merkez bankası tüm verilere erişebilecek ve bu durum, veri güvenliği ile bilgi koruması açısından nesnel olarak fayda sağlayabilir.
Burada yeni bir soru ortaya çıkıyor: Tüm veriler merkez bankasında toplandıktan sonra, banka büyük veri analizinin üretkenliğini artırmaktan ziyade, veri güvenliğine mi odaklanacak? Açıkçası, bu da dikkatle dengelenmesi gereken önemli bir konu.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Para ve Sermaye Piyasaları Direktörü Tobias Adrian ve diğerlerinin önerdiği çok uluslu iş birliğine dayalı ödeme platformu fikri de dikkat çekici. Bu platform, bir yandan ülkeler arası ödemeler için yeni bir altyapı sunabilir. Diğer yandan, uluslararası veri paylaşımını da destekleyebilir: Ülkeler kendi verilerini saklarken, ham verileri paylaşmadan hizmet sunabilir, algoritma sağlayabilir, doğrulama yapabilir veya başka hizmetler gerçekleştirebilir.
Gelecekte kripto varlıkların düzenleme yöntemleri güncellenmek zorunda kalabilir
Son olarak, kripto paralara yönelik tutum belirlenirken birkaç faktör göz önünde bulundurulmalı. İlk olarak, Bitcoin gibi kripto paralar katı anlamda para birimi sayılmaz; bunlar daha çok içsel değeri olmayan dijital varlıklara benzer. Daha da önemlisi, araştırmalara göre Bitcoin hesap sahiplerinin yaklaşık dörtte biri ve işlem hacminin yarısı yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı.
İkinci olarak, kripto paraların ve dijital varlıkların düzenlenmesi, ilgili ülkenin finansal sistemi ile düzenleyici kurumlarının olgunluğuna bağlıdır. Bilindiği gibi, Çin Hükümeti şu anda kripto para ticaretini yasaklamış durumda. Bunun temel nedeni, ülkemizin kara para aklama (AML) takibinde hâlâ önemli zorluklarla karşı karşıya olmasıdır. Ayrıca, ülkemiz birçok sermaye hesabı kontrolünü sürdürüyor. Bitcoin gibi dijital varlıklar serbestçe işlem görürse, ortaya çıkacak sorunlar sağlayacağı faydadan çok daha fazla olacaktır.
Son olarak, uzun vadeli eğilimlerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Kripto varlıkları yasaklamak kısa vadede pratik bir çözüm gibi görünebilir; ancak bu yaklaşımın sürdürülebilirliği uzun vadede sorgulanmaya açıktır ve derinlemesine analiz edilmelidir. Kripto varlıkların beraberinde getirdiği tokenizasyon, dağıtılmış defter (distributed ledger) ve blokzincir (blockchain) gibi yeni dijital teknolojiler, resmi finans sistemi için büyük bir değer potansiyeli taşıyor. Kripto varlık ticareti ve ilgili faaliyetlerin uzun süre yasaklanması, önemli dijital teknoloji gelişim fırsatlarının kaçırılmasına yol açabilir; üstelik bu tür yasakların uzun vadede ne kadar etkili olacağı da belirsizdir. Özellikle gelişmekte olan bir ülke için, kripto varlıkların hem istikrarı koruyan hem de işlevselliği sağlayan özel bir düzenleme modeli henüz netleşmiş değil. Ancak, zamanla etkili bir düzenleme yönteminin mutlaka bulunacağına inanıyoruz.
