币安流量断层、收购CMC之后,也即将面临“背水一战”?

Binance'in trafik kopukluğu ve CoinMarketCap satın alımından sonra da 'geriye dönük savaş'la mı karşı karşıya kalacak?

BroadChainBroadChain22.05.2020 16:14
Bu içerik AI tarafından çevrildi
Özet

Binance, bu sefer CoinMarketCap'ı 400 milyon ABD Doları karşılığında satın alarak doğrudan İngilizce konuşan kullanıcıların trafiğini kazanmayı amaçlamaktadır; böylece mevcut trafik kopukluğunu gidererek daha fazla gelir elde edecek ve bu zor durumdan kurtulacaktır.

Bir hafta önce yayınlanan “Xiao Zhan’ın Arkasındaki Gerçek: Tencent’in Son Çare Savaşı” başlıklı makale büyük ses getirdi.

Makale, Tencent’in iş modelini ve içinde bulunduğu ölümcül sorunları derinlemesine inceliyor; aynı zamanda şirketin karşı karşıya olduğu zorlu sınavın altını çiziyor. Ülke çapında bir eğlence ve medya devi olarak Tencent, ne kültürel ihracata öncülük edebiliyor ne de yeni pazarlara cesurca açılabiliyor. Aksine, mevcut pazarlardan trafik çekerek “iç rekabet” yoluyla gelir elde etmeye odaklanıyor. Gençlere olumlu bir rehberlik sunmayan bu “yeni kültürel yaratıcılık” pazar payı kapma stratejisi mutlaka gözden geçirilmeli.

Yazar, makalenin sonunda açıkça ifade ediyor: Tencent gerçekten de son çareye başvurmak zorunda kalacak.

“Eski Hikayeler”de şöyle bir söz vardır: “İsteyerek ektiğin çiçek açmaz, istemeden diktiğin söğüt gölge verir.” Görünüşte dağınık ve düzensiz bir kitapta aslında pek çok büyük gerçek saklıdır; bu söz bize bazen doğrudan tehdit oluşturmayan, sadece “yanından geçen” sıradan birinin bile sizi alt edebileceğini öğretir. İnternet çağından bu yana birçok dev şirket, tam da bu tür “sıradan kişiler” tarafından yenilgiye uğratılmıştır. Örneğin Nokia, yıllarca tüm gücünü harcasa da çağın hızına yetişememiştir. Nokia’yı yenen Samsung ya da Motorola değil, o dönemde “sıradan biri” gibi görünen, işletim sistemiyle öne çıkan Apple’dır.

Benzer şekilde, Yeşil Ok’u (益达) yenen de rakipleri değil, WeChat, Taobao ve mobil oyunlardır.

Süpermarket kasasında ödeme sırasında beklerken yaşanan kısa ama klasik tüketim senaryosu, müşterilerin bu kısa süredeki “anlık tercihlerini” tam olarak yansıtıyordu. Eskiden müşteriler, ödeme kuyruğunda beklerken alışkanlık gereği birkaç paket sakızı sepete atardı. Günümüzde ise çoğu müşteri bu zamanı WeChat mesajlarını okumak, arkadaşlarının durum güncellemelerini takip etmek veya çevrimiçi alışveriş yapmak için kullanıyor. Hatta daha doğrusu, özellikle 90’lı yıllarda doğan müşteriler bu süreci tamamen ortadan kaldırdı. Ele.me, Meituan, JD.com Ev Teslimatı, Tmall Süpermarket ve Meituan Daily gibi e-ticaret platformlarının yükselişiyle, artık tek bir dokunuşla ürünler kapınıza kadar geliyor.

Dev bir fil yere düşerken sessizdir. Bir devin çöküşü sırasında bile bedeni hâlâ sıcaktır.

“Dev çok büyüktür; bu yüzden onun durumunu küçük şirketler gibi vücut ısısına bakarak değerlendiremezsiniz. Bir devin kaderi, büyük dönüşüm anlarında zaten belirlenmiştir.”

Eğer bugün Tencent yeni bir dönemin eşiğindeyse ve bu eşik “yeni kültürel yaratıcılık” ise, o zaman Binance de yeni bir dönemin eşiğinde duruyor demektir. Bu dönüm noktası, CMC’yi satın alma girişimiyle başlıyor ve Binance önemli bir sinyal veriyor: Binance’in trafiği kesildi.

01

Binance İş Modelinin Kalbi: Kullanıcılar

Binance, doğru zamanda ortaya çıkan bir üründü.

2017 yılında, tüm borsaların neredeyse tamamının yalnızca fiat para ile işlem yaptığı ve teknik altyapılarının oldukça basit olduğu bir dönemde, Binance ilk kez coin-coin (kripto para-kripto para) işlemlerini başlatarak, sonraki yıllarda bu alanın öncüsü oldu.

Binance ismi, “Binary” (ikili) ve “Finance” (finans) kelimelerinin birleşiminden gelir ve dijital teknoloji ile finansın buluşmasını simgeler. Borsa, resmi olarak Temmuz 2017 civarında faaliyete geçti. Kurulduğu andan itibaren coin-coin işlemlerine odaklanan bir platform olarak, vizyonu “dünya çapında bir blockchain varlık ticaret platformu” olmaktı; dijital teknoloji tutkunlarına güvenli, adil ve şeffaf bir ticaret ortamı sunmayı hedefledi.

Binance, piyasaya çıkışından sonraki iki yıl içinde en az üç kritik fırsatı başarıyla yakaladı:

  • 2017’de, ilk coin-coin işlem çiftlerini sunan borsa olma fırsatını değerlendirdi;

  • 2018’de, platform token’ını geri alıp yakma (token burn) fırsatını yakaladı;

  • 2019’da, Launchpad üzerinden yeni coin çıkışlarına (IEO) katılmak için BNB token’ını kilitleme fırsatını yarattı.

Binance’in yükselişi, işte bu üç kritik fırsatı değerlendirmesine dayanıyor. Bu fırsatlar sayesinde Binance, 2017’de beş ay içinde sıfır kullanıcıdan 1.5 milyonu aşkın kullanıcıya ulaşan bir borsa haline geldi. 2019’daki IEO’lar ile BNB kilitleme mekanizması, BNB’nin piyasa değerini 790 milyon dolardan, 2019 zirvesinde 5.36 milyar dolara taşıdı.

Ancak Binance’e dikkatle baktığımızda, tüm bu başarıların arkasındaki temel iş modelinin aslında hiç değişmediğini görürüz. Bu temel model, küresel kullanıcı trafiğine dayanıyor.

2017, 2018 ve 2019’un ilk yarısındaki bu üç fırsatı incelediğimizde, Binance’in iş modelinin kalbinde yatan şeyin kullanıcılar olduğu açıkça ortaya çıkıyor.

Geçen üç yıl boyunca Binance mükemmel bir başlangıç yaparak sağlam bir kullanıcı tabanı oluşturdu.

Ne yazık ki, Binance bu noktadan sonra itibarını korumayı ihmal etti.

Sık sık “slippage” (fiyat kayması) yaşandığı iddia edilen vadeli işlemlerden, henüz olgunlaşmamış opsiyon ürünlerine kadar, daha önce kazanılan olumlu itibar zarar gördü. Ayrıca 2020’nin başından beri, amacı net olmayan genişlemeler dışında, Binance henüz bu yıl için kendi “fırsatını” bulabilmiş değil.

Bugün Binance önemli bir sinyal veriyor: Binance’in trafiği kesildi.

02

Trafik Kesintisi ve Binance Earn’ın Gizli Büyük Riskleri

Tencent’in trafik koruma mücadelesi 2018’den beri sürüyorsa, Binance’in trafik koruma mücadelesi de 2019’un son çeyreğinde, uygun bir “fırsat” bulunamamasıyla sessizce başladı.

Ünlü “Boston Matrisi”, bir ürünün yapısını belirleyen iki temel faktörü tanımlar: Biri dış çevre odaklı “pazar cazibesi”, diğeri ise şirketin iç durumuna odaklı “rekabet gücü”.

Binance’in iç ve dış faktörlerini bu matrise göre analiz ettiğimizde, dört farklı ürün kategorisi ortaya çıkıyor:

Birincisi, yüksek büyüme oranı ve yüksek pazar payına sahip, büyüme aşamasındaki “yıldız ürün” — Launchpad.

İkincisi, düşük büyüme ve düşük pazar payına sahip, daralma aşamasındaki “köpek ürünler” — Binance Earn ve kaldıraçlı borçlanma.

Üçüncüsü, yüksek satış büyümesine rağmen düşük pazar payına sahip, tanıtım aşamasında ve sürekli eleştirilen “sorunlu ürünler” — vadeli işlemler ve opsiyonlar.

Dördüncüsü, düşük satış büyümesine rağmen yüksek pazar payına sahip, olgunluk aşamasındaki “nakit inek ürünler” — spot altcoin işlemleri.

Binance’in trafiğinde kopma yaşanması ve CMC satın alınmasından sonra da ‘son çareye başvurulan savaş’a mı girecek?Şu anda kripto para piyasası, Bitcoin’in üçüncü halving’inin yarattığı büyük döngüsel belirsizlik ve küresel politik hassasiyetin kritik olduğu bir dönemden geçiyor. Bu bağlamda, Binance’in nakit akışı sağlayan ürünleri olan spot altcoin işlemleri ve yıldız ürünü Launchpad, beklenen kritik rolü oynayamadı ve işlem hacmi artışı durma noktasına geldi.

Bu durum, Binance'de bir kullanıcı trafiği kopukluğuna yol açtı ve şirketi, "kayıp ürünlerini" -yani bireysel yatırım limitlerinin çok yüksek olduğu, ödemelerin yapılamama riski taşıdığı ve kaynakların yanlış yönlendirildiği şüphesi uyandıran Binance Earn (Binance Savings) hizmetini- öne çıkarmaya zorladı.

Binance Earn'ın birkaç önemli riski bulunuyor: yönetilen fon miktarının çok büyük olması, bireysel yatırım limitlerinin yüksekliği ve herhangi bir düzenleyici denetim altında olmaması.

Binance trafiğinde kopukluk, CMC’yı satın aldıktan sonra da ‘geriye dönüşü olmayan bir savaş’a mı girecek?

Binance'ın resmi web sitesindeki bilgilere göre, Binance Earn programına her dönem çok büyük miktarlarda yatırım yapılıyor. Programa kabul edilen kripto varlıklar arasında BTC, BUSD, USDT, BNB, ADA gibi 23 farklı coin bulunuyor. Üstelik tek bir kullanıcı için belirlenen yatırım limitleri de oldukça yüksek.

Örneğin BTC için: tek bir kullanıcının yatırabileceği maksimum miktar 5000 BTC, yani yaklaşık 45 milyon ABD Doları. USDT ve BUSD için bireysel limit her ikisi için de 50 milyon BUSD seviyesinde; bu iki varlık için toplam limit 100 milyon Dolar'ı buluyor. BNB için limit 5 milyon BNB (yaklaşık 80 milyon Dolar), BCH için ise 1 milyon BCH (yaklaşık 226 milyon Dolar).

Binance Earn'ın yönettiği fon büyüklüğünü tahmin etmek gerekirse, yalnızca bir dönemlik yatırım hacminin bile 100 milyon Dolar'ın üzerinde olduğu görülüyor.

Bu büyüklükteki bir yatırım hacmi, lisanslı ve düzenleyici kurumlar tarafından denetlenen bir özel fon (private fund) için normal karşılanabilir. Ancak söz konusu işlemler, sabit bir fiziksel merkezi olmayan ve küresel çapta tanınmış bir yasal kimliği bulunmayan bir borsa platformunda gerçekleştiğinde, durum ciddi riskler barındırıyor.

Binance Earn'ı Çin'deki özel fonlarla karşılaştırdığımızda, mevcut hacminin bazı özel fonların büyüklüğüne denk veya daha fazla olduğu ortaya çıkıyor.

Mevcut özel fon yönetim şirketlerinin verilerine göre, 50 milyon–1 milyar Dolar arası fon yöneten küçük ve orta ölçekli kuruluşlar, Çin'deki sektörün ana aktörleri konumunda. Nisan sonu itibarıyla, kayıtlı ve aktif fon yönetimi yapan şirket sayısı 21.324 ve bu şirketlerin ortalama fon yönetim hacmi yalnızca 672 milyon Dolar.

Bu şirketlerden 4.556'sı 100–500 milyon Dolar aralığında fon yönetirken, 10 milyar Dolar ve üzeri fonu olan devlet onaylı şirket sayısı ise sadece 275.

Unutulmamalı ki, özel fon yönetimi son derece sıkı bir denetim altında.

Çin'de finansal risk kontrolü kapsamında yürütülen üç büyük mücadeleden biri de özel fonlar. Çünkü özel fonlar, P2P sonrası dönemde yeni finansal suçların yoğun yaşandığı bir alan olabilir; bu nedenle yüksek dikkat gerektiriyor. Ayrıca, güven temelli yönetim ilkesi –yani vekilin (trustee) görevi dolayısıyla kendi çıkarını gözetmesinin yasak olması– mutlaka korunmalı.

Ancak Binance, yasal çerçevede faaliyet gösteren bir finans kurumu değil; Binance Earn da düzenlenmiş bir özel fon statüsünde değil. O halde Binance bu kadar büyük miktarda paraya neden ihtiyaç duyuyor? Üstelik Binance Earn'ı kim yönetiyor? Bu yönetimin lisansı var mı? Zincir üzerindeki veriler nerede?

03

İngilizce Konuşmayan Kullanıcıların Parasıyla,

İngilizce Konuşan Kullanıcıların Trafiğini Satın Alma Şüphesi

Binance, bir zamanlar kendisini "en gerçekçi trafiğe sahip borsa" olarak tanıtıyordu. Platformun trafiğinin sahte olduğunu ilk kez dile getiren ise, erken dönem Bitcoin SV (BSV) yatırımcısı Yevgeny Devine oldu.

2019'da Binance'ın BSV'yi listesinden çıkarmasına tepki gösteren Devine, Twitter'da şöyle yazmıştı: "Binance'ın işlem hacminin %70–80'i sahte. Bu sahte veriler, CZ'nin 'dünyanın en büyük kripto borsası' iddiasını desteklemek ve tecrübesiz yatırımcıları ile listeleme arayışındaki projeleri cezbetmek için kullanılıyor. CZ'ye bu yetkiler verilmiş olabilir, ancak bu yetkiler güveni hiçe sayarak elde edilmiş."

Binance trafiğinde kopukluk, CMC’yı satın aldıktan sonra da ‘geriye dönüşü olmayan bir savaş’a mı girecek?

Binance trafiğinde kopukluk, CMC’yı satın aldıktan sonra da ‘geriye dönüşü olmayan bir savaş’a mı girecek?

Bu eski iddia, bu yıl Mart ayında Binance'ın 400 milyon Dolar karşılığında CoinMarketCap (CMC)'yi satın aldığı haberiyle birlikte düşünüldüğünde, Yevgeny Devine'ın daha önce işaret ettiği sorunlarla bağlantı kurulabiliyor. Kripto dünyasındaki trafik, dil temelinde kabaca ikiye ayrılabilir: İngilizce konuşan kullanıcılar ve İngilizce konuşmayan kullanıcılar. İngilizce konuşan kullanıcılar genellikle masaüstü (PC) arayüzünü tercih ederken, İngilizce konuşmayan kullanıcılar daha çok mobil uygulamaları (APP) kullanıyor. Her iki grup farklı dünyaların kullanıcıları olsa da, CMC bu iki grubu birbirine bağlayan bir köprü görevi görüyor.

Kripto para sektöründe bir coin hakkında bilgi almak isteyen kullanıcılar, genellikle Google veya Baidu gibi geleneksel arama motorları yerine, CMC veya Feixiaohao gibi özel veri platformlarına yöneliyor.

Yabancı kaynaklı SimilarWeb verilerine göre, CMC tartışmasız bir şekilde kripto para verilerinin merkezi konumunda; son altı ayda toplam 207.2 milyon ziyaretçi çekmiş. Bu sayı, Binance platformunun web trafiğinden %80 daha fazla. Ayrıca Alexa verilerine göre, CMC dünya genelinde 570. sırada yer alırken, Binance'ın web sitesi 2045. sırada.

Bu durum, CMC'nin borsalar kadar gelir elde etmese de, büyük miktarda değerli trafiği kontrol ettiğini gösteriyor.

Binance trafiğinde kopukluk, CMC’yı satın aldıktan sonra da ‘geriye dönüşü olmayan bir savaş’a mı girecek?

Binance trafiğinde kopukluk, CMC’yı satın aldıktan sonra da ‘geriye dönüşü olmayan bir savaş’a mı girecek?

Buna göre, Binance'ın 400 milyon Dolar karşılığında CMC'yi satın almasının doğrudan amacı, İngilizce konuşan kullanıcıların trafiğini satın almak, mevcut trafiğindeki kopukluğu gidermek ve daha fazla gelir elde ederek içinde bulunduğu krizden çıkmak olarak görülüyor.

Peki, bu 400 milyon Dolar nereden geliyor? Bu soru üzerinde düşünmeye değer.

Bu tutar tamamen nakit olmasa da (BNB token'ları ve hisse senedi şeklinde gerçekleşti), yine de çok büyük bir meblağ. Binance'ın resmi açıklamalarına ve Zhao Changpeng'ın (CZ) ifadelerine göre, şirket 2019'da yaklaşık 550 milyon Dolar kar elde etmiş; bu, bir önceki yılın yıllık karından %72 daha az.

2020 yılı henüz yarılanmamışken, CMC'ye yapılan bu büyük yatırımın arkasında muhtemelen ciddi bir finansman açığı var. Peki bu açık nasıl kapatılacak? Diğer ürünlerden kaynak aktarımı gibi bir durum söz konusu mu? Bu sorular derinlemesine incelenmeli.

Bu hamle, kuşkusuz cesur ve agresif bir stratejik yatırım. Aynı zamanda, Binance'ın mevcut trafiğindeki kopukluk ve iş modelindeki eksiklikler nedeniyle kar elde etmekte zorlandığını gösteriyor. Bu yüzden şirket, İngilizce konuşan kullanıcı trafiğini satın almak için büyük bir yatırım yapmaya karar vermiş olabilir.

Aslında bu, internet dünyasında oldukça yaygın bir "ücretli trafik satın alma" işlemi. Ancak CMC'nin sektördeki konumu ve iş modeli nedeniyle, bu satın alma işleminin olumsuz etkileri artıyor ve kripto para ekosisteminde bir güven krizine yol açma riski taşıyor.

CoinMarketCap'ın (CMC) kripto sektöründeki konumunu güçlendiren en önemli unsur, geniş bir kullanıcı kitlesinin güvenini kazanmış olmasıydı. Binance'in ise bu alanda pek de parlak bir sicile sahip olmadığı biliniyor.

BTI'nin Nisan 2019 raporuna göre, Binance ciddi düzeyde "sahte işlem" (wash trading) sorunları yaşıyordu; bu işlemler, 30 farklı işlem çifti üzerinden toplam hacmin %25-75'ini oluşturuyordu. Ayrıca Binance, sunucu çökmeleri, hack olayları ve veri sızıntıları gibi sorunlarla da sık sık karşılaştı; bunlardan bazıları sektörde büyük yankı uyandırdı.

Binance'in CMC'yi satın alması, doğrudan oyunun kurallarını değiştirmek anlamına geliyor. Nitekim Binance, CMC'nin borsa sıralama kriterlerini değiştirerek, yalnızca İngilizce konuşan kullanıcıların tercih ettiği web tabanlı parametreleri kullanıp kendisini "dünyanın en büyük borsası" olarak konumlandırdı.

CMC'nin satın alınması sektörde hoşnutsuzluk yarattı. Örneğin, platformun "anonim" kurucusu Brandon Chez, satın alma sonrasında CMC'den ayrıldığını açıkladı ve dışarıya, koronavirüs pandemisi sırasında odak noktasını ailesine kaydırmak istediğini söyledi.

Binance, üç önemli hamleyle yükselişe geçerek dünyanın önde gelen borsalarından biri haline geldi ve geniş bir kullanıcı tabanı elde etti. Ancak günümüzde, ürün portföyündeki dengesizlik nedeniyle kullanıcı kaybı, trafik kopukluğu ve temel işlevlerdeki büyümenin stratejik olarak geride kalması gibi sorunlar, işlem hacminde bir tıkanıklığa yol açtı. Bu durum, acilen yeni trafik kaynaklarına ihtiyaç duyulmasına neden oldu.

Asıl odak, mevcut "zayıf performans gösteren ürünler" ve "sorunlu ürünler"i iyileştirerek daha sağlıklı bir hacim büyümesi sağlamak olmalıydı. Bunun yerine, İngilizce konuşmayan bölgelere yönelik bir strateji izlemek yerine CMC'yi satın alarak İngilizce konuşan kullanıcı trafiğini elde etmeye çalışmak doğru bir yaklaşım değil.

Daha önce de belirtildiği gibi, Binance'in kritik noktası kullanıcı sayısı ve itibarıdır; şu anda Binance tam da bu kesişim noktasında duruyor.

Geçmişte Binance platformu, rakiplerine kıyasla daha gelişmiş bir iş modeline sahip olduğu ve daha fazla trafik çektiği izlenimini veriyordu.

Ancak günümüzde Binance'in izlediği iş modeli şu şekilde: Ürünler pek iyi değil ama rakiplerin trafiğini giriş noktalarından kesiyorum. CMC üzerinden Binance'e trafik yönlendiriyor, ardından Binance Earn, türev ürünler gibi devasa "kar makinaları" ile daha fazla kazanç elde etmeye çalışıyor ve sonrasında daha fazla birleşme ve yatırım yaparak "Binance İmparatorluğu"nu inşa ediyor.

Binance standartlarına göre yeniden şekillendirilen CMC'den sürekli olarak akacak olan trafik ve kullanıcılar, acaba Binance'in mevcut ürün eksikliklerini gidermesine gerçekten katkı sağlayacak mı? Yoksa Binance'in tek amacı para kazanmak mı?

Binance'in bu satın alma sonrasında yaptığı stratejik düzenlemelerin yalnızca kısa vadeli çıkarlara mı odaklandığı, yoksa uzun vadeli bir vizyon mu içerdiği henüz net değil.

Ancak Binance'in aceleyle CMC'yi satın almasının, hem kendi hem de CMC'nin iş stratejileri açısından zararlı olduğu kesin. CMC trafiğinin Binance ekosistemine yönlendirilmesi, CMC'nin mevcut müşterilerini rahatsız ederken, kripto topluluğu da bu hareketi onaylamıyor.

Çevresel büyük değişimler her zaman nicel değişimin nitel bir dönüşüme yol açmasıyla gerçekleşir; bu, uzun bir süreç gerektiren bir çağdır. Dinozorların Jura Dönemi'ndeki egemenliğinin diğer türler tarafından yavaş yavaş sona erdirilmesi, büyük trendlerin acımasızlığını açıkça gözler önüne seriyor.

Bu çağın rüzgârında "kimse fark etmeden öldürme, bıçakla kan dökmeden yaralama" sözü, çoğu zaman fiziksel bir çatışmadan ziyade, "kaynayan suya kurbağa koyma" benzetmesiyle tanımlanan yavaş ve fark edilmez bir baskıya işaret eder. Sonuç yine acımasızdır; "özür dilerim" ya da "affedersiniz" demeye bile gerek kalmadan.

"Xiao Zhan'ın Arkasında: Tencent'in Suya Yerleşmiş Bir Savaş" başlıklı makalede de belirtildiği gibi, dev şirketler için para kazanmak önemlidir; ancak bazen para kazanmaktan daha önemli şeyler vardır — size dönemin sunduğu görevi hayal kırıklığına uğratmamak.